☰
✕

İnternet bağımlılığında başvurular iki katına yaklaştı

TAKİP ET

Çocuklarda internet ve oyun bağımlılığı nedeniyle tedavi başvuruları artıyor. Bakırköy'deki internet bağımlılığı polikliniğine yönlendirilen vakaların sayısı geçen yıla göre yaklaşık bir buçuk ila iki katına çıktı.

Saatlerce ekran başında kalmak, uyku düzeninin bozulması, ders başarısının düşmesi... İnternet ve oyun kullanımının kontrol edilememesi, bazı çocukların günlük yaşamını ciddi biçimde etkiliyor. Öyle ki tedaviye başvuranlar arasında artık okula gitmeyen çocuklar da bulunuyor.

İstanbul'daki Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesinde 2016 yılında kurulan ve 2017'de hasta kabulüne başlayan internet ve oyun bağımlılığı polikliniği, yaklaşık 10 yıldır çocuklara ve ailelerine hizmet veriyor.

Ancak son yıllarda polikliniğe yönlendirilen vakaların sayısında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. TRT Haber'e konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hamidiye Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gül Karaçetin, hem başvurulardaki artışı hem de çocukların karşı karşıya kaldığı sorunları anlattı.

En küçük başvuran hastamızı annesi henüz pusette getirmişti. Daha 36 aylık bir bebekti ve yemek yedirirken tablet kullanımına alışmış bir bebekti. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Gül Karaçetin

Başvurular geçen yıla göre 1,5 ila 2 kat arttı

Polikliniğe yönlendirilen vaka sayısı, 2026 yılında yaklaşık 400'e ulaştı. Geçen yılla karşılaştırıldığında ise artış neredeyse iki katı buluyor. Prof. Dr. Gül Karaçetin, başvurulardaki değişimi şu sözlerle açıklıyor:

“Geçen seneye göre bu sene yaklaşık 1,5-2 kat bir artış söz konusu. 2026 yılı itibariyle şu an içinde bulunduğumuz ay itibariyle yaklaşık neredeyse 400'e yakın böyle bir vakamız var. Özellikle pandemiden sonra, son 6-7 yıldır diyebilirim ki başvurularda ciddi bir artış var ve aslında bağımlılığın şiddetinde de bir artış var. Daha şiddetli, daha yıkıcı, çocukların hayatını daha olumsuz etkileyen tablolar görüyoruz.”

Bazı çocuklar okulu bırakmış halde başvuruyor

İnternet kullanımının sorunlu hale gelmesi, yalnızca ekran başında geçirilen sürenin uzaması anlamına gelmiyor. Çocukların okul hayatı, uyku düzeni ve günlük sorumlulukları da bu süreçten etkilenebiliyor.

Başlangıçta ders başarısındaki düşüş veya uyku saatlerinin değişmesiyle kendini gösteren sorunlar, ilerleyen dönemlerde okuldan tamamen uzaklaşmaya kadar varabiliyor.

Prof. Dr. Karaçetin, poliklinikte karşılaştıkları vakaları şöyle anlatıyor:

“Mesela çocuk akademik başarısına düşüş yaşıyor, okula karşı isteksizlik oluyor, çok geç saatlere kadar internetin başında geçirdiği için maalesef uyku bozukluğu yaşıyor. Bizim gördüğümüz ise genellikle artık son aşamada çocuklar okulu bırakmış, ciddi problemler yaşamış şekilde geliyorlar.”

Polikliniğe getirilen en küçük çocuk 36 aylık

Ekran kullanımına ilişkin sorunlar yalnızca okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde görülmüyor. Çok küçük yaşlarda edinilen kullanım alışkanlıkları da aileleri uzman desteği aramaya yöneltebiliyor. Karaçetin, polikliniğe getirilen en küçük çocuğun henüz üç yaşında olduğunu belirtiyor:

“Şöyle en küçük başvuran hastamızı annesi henüz pusette getirmişti. Daha 36 aylık bir bebekti ve yemek yedirirken tablet kullanımına alışmış bir bebekti. Ama biz bağımlılık tanısı koymadık.”

Ekran bağımlılığı nasıl tedavi ediliyor?

Tedavide amaç interneti tamamen yasaklamak ya da çocuğun bütün dijital cihazlarını elinden almak değil. Öncelikle internet kullanımının çocuğun yaşamında nasıl bir yer tuttuğu ve kontrol kaybı yaşanıp yaşanmadığı değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Karaçetin, tedavi yaklaşımını şu sözlerle açıklıyor:

“Bu çocuğun hayatındaki en belirgin aktivite bu olmuşsa, yaşamın diğer alanlarından artık çocuk zevk alamıyorsa ve internet üzerinde bir kontrol kaybı söz konusuysa o zaman bu yolculuğu biz daha önceki sağlıklı kullanım aşamalarına çekiyoruz.”

Tedavi sürecinde çocuğun yaşadığı sorunların ağırlığına göre bir plan oluşturuluyor. Ailenin de dahil edildiği süreçte hedef, internet kullanımını yeniden sağlıklı sınırlar içine çekmek.

 

Tedavi aylarca, bazı durumlarda yıllarca sürebiliyor

İnternet ve oyun bağımlılığında tedavi süresi her çocuk için aynı değil. Sorunun şiddeti, günlük yaşama etkileri ve eşlik eden ruhsal güçlükler sürecin uzunluğunu değiştirebiliyor.

Bazı çocuklarda birkaç aylık takip yeterli olabilirken, ağır bağımlılık tablolarında tedavi yıllarca devam edebiliyor.

Prof. Dr. Karaçetin, çocukların gelişimsel özelliklerinin tedavi açısından önemli bir avantaj sağladığını vurguluyor:

“Çünkü karakter gelişimi, kişilik gelişimi 18 yaşına kadar devam ediyor. Ve çocukların beyin yapısı bizim plastiste dediğimiz yani değişime, onarıma çok açık bir beyin yapısı. Ne kadar şiddetli olursa olsun 18 yaşından önceki her çocuk uygun müdahaleyle tedavi edilebilir ve sağlıklı bir boyuta çekilebilir internet kullanımı.”

Karaçetin, ağır bağımlılık sorunları yaşayan çocukların ailelerine de şu çağrıda bulunuyor:

“Diyelim ki bağımlılık gelişti ve çok şiddetli bir aşamaya geldi. Asla çocuklarından ümidi kesmesinler.”