Erdoğan: Horoz dövüşünün bile bir adabı var ama muhalefetin kavgasında o bile yok

TAKİP ET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Horoz dövüşünün bile bir adabı var ama muhalefetin kavgasında o bile yok. Dün iltifat yağmuruna tuttuklarına bugün en ağır hakaretleri savuruyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

Yaklaşık 10 aylık bir hasretin ardından bugün yine sizlerle beraberiz. Öncelikle sizlere teşekkür etmek istiyorum. Mayıs ayındaki seçimlerde Cumhur İttifakı'na Cumhurbaşkanlığında yüzde 44, milletvekilliğinde yüzde 45 oy oranlarıyla destek verdiniz. Ama bu oy oranlarının aramızdaki muhabbetin seviyesini yansıtmadığına inanıyorum. Denizli'den en az yüzde 50'nin üzerinde oy bekliyoruz. İnşallah 31 Mart'ta bu hedefimize ulaşacağımıza inanıyorum. Eksiklerimizi tamamlayacağız, mesajlarımızı ulaştıramadığımız insanlarımız varsa bir yolunu bulup mutlaka onlara ulaşacağız.

Hayallerimizi ve hedeflerimizi çok daha etkili bir şekilde anlatmaya gayret edeceğiz. Cumhur İttifakı'na gönül veren kardeşlerimizle birlikte CHP başta olmak üzere muhalefetten umudunu kesen insanlarımızı da muhabbetle bağrımıza basacağız. Daha fazla çalışarak, daha fazla koşturarak Denizli'de hak ettiğimiz ve olmayı arzuladığımız yere mutlaka geleceğiz. Denizli'nin de Türkiye Yüzyılı mücadelemizde bizi yalnız bırakmayacağı kanaatindeyim. Ülkemizi 21 yılda nasıl asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarıyla buluşturduysak inşallah Türkiye Yüzyılı'nın inşası da bize nasip olacak. 

Muhalefetin trajikomik hallerini görüyorsunuz. Kendi içlerinde horoz dövüşünden beter bir kavga halindeler. Horoz dövüşünün bile bir adabı var. Ama muhalefetin kavgasında onu bile göremiyorsunuz. Dün iltifat yağmuruna tuttuklarına bugün en ağır hakaretleri savurmaktan çekinmiyorlar. Bundan 8-9 ay önce beraber ülkeyi yönetmekten bahsediyorlardı. Bugün birbirlerinin kuyusunu kazıyor, iç işlerine müdahale ediyorlar. Hem cumhurbaşkanı adayları hem de cumhurbaşkanı yardımcıları için bizim yaptığımız eleştirilerin daha fazlasını şimdi kendileri söylüyorlar. 

Bunların ülkeye eser kazandırmak ve millete hizmet etmek gibi en küçük bir dertleri yok. Siyasetteki varlık amaçları sadece çıkarlarını korumak, iktidar alanlarını genişletmek, yoldaşlarını hançerlemek pahasına da olsa siyasi kariyer basamaklarını tırmanmaktan ibaret. Muhalefeti ise yapılan her işe takoz koymak olarak anlıyorlar. Halbuki doğru olan hayırlı işlere destek vermek, yanlış işlere karşı çıkmaktır. Her işe çıkanın hali yalancı çobanın işine benzer. Bir süre sonra kimse ne dediğine bakmaz. CHP başta olmak üzere ülkemizdeki muhalefetin durumu tam da böyle. Elbette biz kimin ne yaptığına, ne söylediğine aldırmadan sadece kendi işimize bakıyoruz.

Ülkemizi cumhuriyetimizin ilk asrının en iddialı kalkınma projesi 2023 hedefleri ile biz buluşturduk. Aynı şekilde ülkemizi cumhuriyetimizin ikinci asrının vizyonu Türkiye Yüzyılı'na da biz kavuşturacağız. Bunun için yapmamız gereken en önemli şey birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize sahip çıkmaktır. Önümüzdeki seçimleri işte bu anlayışla şehirlerimizi Türkiye Yüzyılı'na hazırlayacak adımların ilki olarak görüyoruz. Şimdi resmi rakamı istedim. Şu anda alanda 75 bin kişi var. Denizli bugün coşmuş.

Rabbim hepinizden razı olsun. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli ayaklarından biri savunma sanayiinde ve teknolojide ülkemizi dünyanın en üst ligine çıkarmaktır. Karşılaştığımız pek çok engele, gizli açık ambargoya rağmen bu alanda kendimizi sürekli geliştiriyoruz. Sadece son bir sene içerisinde hava, kara, deniz platformlarında onlarca projeyi resmen hizmete aldık. Göreve geldiğimizde yüzde 20 civarında olan yerli üretimin payını yüzde 80'ler seviyesine çıkardık. Terörle mücadelede kullandığı silahların bile çoğunu yurt dışından temin eden ülke tablosuna son verdik. Artık her şey bizim, kendimiz üretiyoruz. Artık ihtiyacımız olan silahların hemen tamamını kendi imkanlarımızla üretebiliyoruz. Bununla yetinmiyor dost ve kardeş ülkelere de ihraç edebiliyoruz. 

Geçen sene 5,5 milyar dolar savunma ihracatı gerçekleştirdik. Kendi savaş gemisini yapan dünyadaki 10 ülkeden birisiyiz. Gemilerimizi sadece kendimiz tasarlamak ve üretmekle kalmıyor silah sistemlerinden radarlara kadar birçok teknolojiyi de yine biz geliştiriyoruz. İnsansız hava araçları İHA, SİHA, AKINCI şimdi en son KAAN'ımız çıktı. Ama bir de bizim çok çok önemli bir adımımız daha var. Uzaya astronotumuzu gönderdik. Bir de KIZILELMA ve ANKA-3'ün de hizmete girmesiyle bu alanda çığır açıyoruz ve KAAN'ımızı da gökle buluşturduk. 5'inci nesil savaş uçağımız KAAN ilk uçuşunu başarıyla icra etti. Yaklaşık 15 yıllık bir çabanın, gayretin ve azmin ürünü olan KAAN dünkü testle çok kritik bir eşiği daha aştı. Allah nasip ederse 2028 yılı sonunda KAAN'ın hava kuvvetlerimize katılmasını planlıyoruz.