Deprem gözleminde Türkiye Avrupa'nın en büyük ağına ulaştı

TAKİP ET

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Ali Hamza Pehlivan, bugün itibarıyla Türkiye genelinde 1104 deprem izleme istasyonuna ulaştıklarını belirterek, bunun Avrupa'nın en yüksek kapasitesi anlamına geldiğini söyledi.

İstanbul'da başlayan Avrupa Sismoloji Komisyonu 40. Genel Kurulu ve ESC2026 Avrupa Sismoloji Kongresi, deprem bilimi alanında dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarını bir araya getirdi.

AFAD Başkanı Pehlivan, İstanbul'un 2014 yılında düzenlenen 34. Genel Kurul'un ardından bu yıl ikinci kez organizasyona ev sahipliği yaptığını söyledi.

Pehlivan, afetlerin sınır tanımadığını ve deprem riskinin azaltılmasında bilimsel çalışmaların uluslararası işbirlikleriyle hayata geçirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Deprem bilimi alanındaki böylesine önemli bir bilimsel platforma ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade eden Pehlivan, Türkiye'nin deprem başta olmak üzere birçok afetin yaşandığı bir ülke olduğuna dikkati çekti.

Pehlivan, "O yüzden AFAD olarak ilgili kurumlarımızla birlikte bir yandan bu konudaki idari çalışmaları, planlamaları, projeleri yürütürken bir yandan da bilimsel çalışmaları çok önemsiyoruz." diye konuştu.

Kongrede 60 ülkeden bine yakın katılımcının yer aldığını, yaklaşık 800 bildirinin sunulacağını aktaran Pehlivan, şöyle devam etti:

"Tabii en önemli mesajı bir kere afetlerin dünyanın ortak konusu olduğu ve afetlerin sınır tanımadığı, depremlerin, fayların sınır tanımadığı, bir ülkede olan bir afetin diğer ülkeleri de etkilediği, hem yapısal anlamda etkilediği hem de sosyal, ekonomik anlamda pek çok yönüyle etkilediği.

Dolayısıyla bilimsel bir yaklaşımla afetler öncesinde neler yapılabileceği, birtakım ölçümlemeler, tespitler, bilimsel çalışmalar ve bunların elbette ki hayata geçirilmesi... Bunu yaparken de nasıl ki dünyanın ortak konusu, bilimsel çalışmalarda ve diğer projelerde de birlikte hareket edilmesi gereği burada vurgulanıyor."

"Bunu önlemenin yolu riski zamanında tespit etmek ve bertaraf etmek"

Kongrede sunulan bildirilerin daha önceki genel kurullarda olduğu gibi ortak bir bildirgeye dönüşeceğini belirten Pehlivan, şunları kaydetti:

"Elbette ki ele alınan konuların bir teorik boyutu var, bilimsel boyutu var ama biliyoruz ki ne kadar hayata geçirilirse, özellikle yapıların sağlamlığı, dirençli yapılar oluşturulması, bu bağlamda altyapısıyla, üstyapısıyla dirençli şehirler oluşturulması açısından vereceği mesaj önemli. Bununla birlikte bunların ilgililer tarafından, ilgili ülkeler tarafından hayata geçirilmesi elbette çok çok daha önemli, hayati önemi haiz.

Zira nihayetinde afetler, daha doğrusu doğa olayları insan unsuru dahil olduğunda veya diğer canlılar dahil olduğunda afete dönüşebiliyor. Bunu önlemenin, etkisini azaltmanın yolu da riski zamanında tespit etmek ve bertaraf etmek. Bu anlamda Sayın İçişleri Bakanı'mızın da teşvikleriyle bilim insanlarının, akademisyenlerin, mühendislerin, bu konudaki meslek kurumlarının, ilgili kurum kuruluşların, AFAD'ımızın katıldığı güzel bir organizasyon oluyor."

Kongrenin cuma gününe kadar devam edeceğini kaydeden Pehlivan, bilimsel çalışmaların yanı sıra bu çalışmaların ürüne dönüşen çıktılarının da katılımcılarla buluştuğunu ifade etti.

"1999 Marmara Depremi afet yönetimi açısından dönüm noktası oldu"

1999 Marmara Depremi'nin Türkiye'de afet yönetimi açısından bir dönüm noktası olduğuna dikkati çeken Pehlivan, "99 Depremi'nden sonra türlü çeşitli çalışmalar yapıldı ve atılan en önemli adımlardan birisi Sayın Cumhurbaşkanı'mızın başbakanlığı döneminde bir vizyoner yaklaşım ortaya koymak suretiyle AFAD'ımızın kurulmasıydı." diye konuştu.

Risk yönetimi anlayışının afet öncesi hazırlık, risk azaltma, kriz anında etkin müdahale ve sonrasında iyileştirme süreçlerini kapsadığını belirten Pehlivan, bilimsel altyapının güçlendirilmesi amacıyla üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla işbirliklerini artırdıklarını söyledi.

Bu süreçte Bütünleşik Afet Yönetimi denilen bir anlayışa geçtiklerini dile getiren Pehlivan, "Bugün itibarıyla Türkiye genelinde 1104 deprem izleme istasyonuna ulaşmış durumdayız. Bu Avrupa'nın en yüksek kapasitesi anlamına geliyor." dedi.