Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türk savunma sanayii dünya ölçeğinde bir ekosistem haline geldi

TAKİP ET

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'na katıldı.

Buradaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yıldızlarının buluştuğu bu platformda yer almaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin en ileri teknolojilerinin sergilendiği SAHA 2026'nın anlamlı bir buluşma noktası olduğunu belirten Erdoğan, "Ülkemizin savunma, havacılık ve uzay sektörlerinin yıldızlarının bir araya geldiği SAHA 2026'nın bu anlamlı programında sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum." dedi.

"Fuarımız alanında bir markaya dönüştü"
Fuara dünyanın dört bir yanından gösterilen yoğun ilgiye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti;

SAHA 2026'ya dünyanın farklı yerlerinden iştirak eden değerli bakanlara, bakan yardımcılarına, genelkurmay başkanlarına, kuvvet komutanlarına, heyet üyelerine ve tüm ziyaretçilerimize 'hoş geldiniz' diyorum. Himayelerimizde gerçekleştirilen ve alanında artık bir markaya dönüşen fuarımızın; savunma sektörümüz ve bütün katılımcı firmalarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Dünyanın 120 ülkesinden 1700'den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın idrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, firmalarımızı ve sponsorlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.

Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlerimize en kalbi tebriklerimi iletiyorum. 1300'ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımı ile Avrupa'nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul ailesini yürekten kutluyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti;

Sektördeki 4500'ü aşkın firmamızın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı; kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikayesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi ve kuruluşlarımızı içtenlikle tebrik ediyorum. Mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine savunma sanayimizin tüm emektarlarına şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerin başarılarını daim eylesin; bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın.

"203 ürün ilk kez görücüye çıktı"
Bu sene 5’incisi tertiplenen fuarımızı, hamdolsun yeni rekorlarla, yeni anlaşmalarla ve yeni iş birlikleri ile taçlandırmanın haklı kıvancı içindeyiz. SAHA 2026'ya 1500'ü yerli, 263'ü yabancı olmak üzere toplam 1763 firma katıldı. Fuarda, sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti, sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur: Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir.

Türkiye; savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır. Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan yüz bini aşkın vatan evladının gayreti, milletimizin desteği ve devletimizin iradesi vardır. İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız.

"Güvenlik, artık yalnızca tek bir alana hapsedilemez"
Dünyamız hızla değişirken, harp sanayimiz köklü bir dönüşüm sürecinden geçerken, bundan elbette güvenlik kavramı da nasibini alıyor. Bir defa şunu hepimiz görebiliyoruz: Bugün geldiğimiz noktada güvenlik, artık yalnızca tek bir alana, tek bir sahaya, tek bir sanayi koluna hapsedilemez. Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime; güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde, bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır.

Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir. Bölgemizde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettik. Yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş bir yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduk, olmaya da devam ediyoruz.

"Dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir"
Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim: Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye'dir. Bugün Türkiye; yeni nesil Milli Muharip Uçağını, İnsansız Savaş Uçağını, helikopterini, İHA'sını, SİHA'sını üreten; elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren; tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden; velhasıl denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir.