Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahası Eskişehir'de " açıklaması
'Nadir toprak elementleri'ne yönelik açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementleri sahasında bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Bakınız bu saha dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık 2 saat süren kabine toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.
Burada yaptığı konuşmada, CHP lideri Özgür Özel'in gündeme getirdiği nadir toprak elementlerine yönelik açıklamalarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementleri sahasıyla ilgili konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahanın işletilmesiyle ile ilgili iftiralara net cevap verdi. "Herhangi bir ülkeye verilmesi söz konusu değil" dedi.
Sözlerinin devamında dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir’de nadir toprak elementi kaynağı keşfedildiğine değindi.
"MUHALEFETİN TÜRKİYE'NİN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİNİ HEDEF ALAN YAKIŞIKSIZ İDDİA VE İTHAMLARINI DA TEK TEK ÇÜRÜTTÜK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuya ilişkin açıklamalarından satır başları şöyle:
5 Ekim'de yine İstanbul'da düzenlenen 11. Enerji Verimliliği Forumuna iştirak ettik. Burada aynı zamanda ana muhalefetin Türkiye'nin enerji arz güvenliğini hedef alan yakışıksız iddia ve ithamlarını da tek tek çürüttük. Sakarya gaz sahasında şu anda 4 milyon hanemizin doğal gaz ihtiyacını karşılıyoruz. Bu sayı 2026'da 8 milyona, 2028'de inşallah 16 milyona çıkacak. Halihazırda toplam 34 ülkeyle doğal gaz ithalat ve ihracatımız var. Akkuyu nükleer santralinde ilk elektriği çok yakın bir zamanda üreteceğiz.
Akkuyu dışında nükleer ajandamızda başka projelerimizde bulunuyor. Ana muhalefetin balıkları öne sürerek yaptığı eleştirileri aldırmadan nükleer enerjiye yatırım yapmayı sürdüreceğiz.
"BU SAHA DÜNYANIN İKİNCİ BÜYÜK NADİR TOPRAK KAYNAK SAHASIDIR"
Aziz milletim bu vesileyle yine muhalefetin çarpıttığı bir konuya açıklık getirmek istiyorum. Enerji politikamızın bir diğer önceliği sahip olduğumuz madenlerin katma değerli bir şekilde uluslararası pazarlara sunulmasıdır. Özellikle nadir toprak elementleri savunma sanayinden yenilenebilir enerji sistemlerine, elektrikli araçlardan haberleşme ve uzay teknolojilerine pek çok alanda kritik rol oynuyor. Eskişehir'in Beylikova ilçesindeki nadir toprak elementleri sahasında bugüne kadar 310 ayrı lokasyonda yaklaşık 125 bin metre sondaj yapıldı. Çalışma sahasında nadir toprak elementleri barit ve florit başta olmak üzere tam 694 milyon ton kaynak olduğu tespit edildi. Bakınız bu saha dünyanın ikinci büyük nadir toprak kaynak sahasıdır.
17 nadir toprak elementinin onun bulunduğu Beylikova sahasında yaklaşık 12,5 milyon ton nadir toprak oksitleri yer alıyor.
"NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNDE DÜNYANIN EN BÜYÜK 5 ÜRETİCİSİNDEN BİRİSİ OLMAK İSTİYORUZ"
Nadir toprak elementlerinde dünyanın en büyük 5 üreticisinden birisi olmak istiyoruz. Bu doğrultudaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İlk etapta yıllık 1200 ton cevher işleyeceğimiz eti maden pilot üretim tesisini devreye aldık.
"BEYLİKOVA'DAKİ NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ SAHASININ HERHANGİ BİR ÜLKEYE VERİLMESİ ASLA SÖZ KONUSU DEĞİLDİR"
Pilot tesisin endüstriyel tesise dönüştürülmesi için saflaştırma teknolojisi de dahil çalışmalarımıza devam ediyoruz. Şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım. Nadir toprak elementleri teknolojisine sahip ülke ve firmalar bu alandaki üretim süreçlerine ilişkin tecrübelerini maalesef paylaşmaktan kaçınıyor.
Bu engelin aşılması ve mevcut sahaların daha kısa sürede ekonomiye kazandırılması uluslararası işbirliklerini zorunlu kılıyor. Pek çok ülke teknoloji geliştirme, danışmanlık ve teknoloji transferi için bu konularda deneyimli ülkelerle anlaşmalar imzalıyor. Türkiye olarak biz de teknoloji hafızaya sahip ülkelerin uzman kuruluşlarıyla işbirlikleri geliştirmek amacıyla görüşmeler yapıyoruz. Bu anlamda Beylikova'daki nadir toprak elementleri sahasının herhangi bir ülkeye verilmesi asla söz konusu değildir. Her kim bunu iddia ediyorsa kendi ülkesine iftira atıyor demektir.
"AMAÇ TÜRKİYE'NİN BU YER ALTI KAYNAĞINDAN İSTİFADE ETMESİNİ ENGELLEMEK"
Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum. Türkiye'nin yer altı kaynaklarını ekonomisine kazandırmasını istemeyenler hep şunu yapıyorlar. Önce maden tetkik ve arama çalışmalarını engellemeye çalışıyorlar. Bunda başarılı olamayınca bu sefer işletilmesini sabote etmenin derdine düşüyorlar. Denklem aslında çok basit. Mümkünse engellemek, değilse itibarsız hale getirmek. Nadir toprak elementleriyle ilgili yaşananlar da budur. Amaç Türkiye'nin bu yer altı kaynağından istifade etmesini engellemektir. Dikkat edin bu konuda hükümetimize iftira atanlar Karadeniz doğalgazı ile Gabar'daki petrol keşiflerimizi de dillerine dolayanlardır.
Hatırlarsanız orada da destek vermek yerine hemen bir kulp taktılar. Bugün de aynısını yapıyorlar. Yarın da değişen bir şey olmayacak. Milletimden bunlara karşı uyanık olmalarını rica ediyorum. Milletim bize güvensin, bize inansın. Allah'ın izniyle biz bu güveni boşa çıkarmayacağız. Değerli basın mensupları, dilde, fikirde, işte birlik ilkesi ışığında Türk devletleri arasındaki dayanışma ve ortaklıkları iletiyoruz. 7 Ekim'de Gebele'de bölgesel barış ve güvenlik temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 12. Zirvesine katıldık. Zirvede aldığımız kararların ve imzaladığımız Gebele bildirisinin tüm Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.