Çocuklarda depremin psikolojik etkisi

TAKİP ET

Kimi yakınlarını kaybetti, kimi yaşıtlarının yaşadığı afeti kilometrelerce öteden takip etti. Çocuklar deprem bölgesinde olsun ya da olmasın, yaşanan felaketten ağır şekilde etkileniyor. Peki bu süreçte onlara nasıl yaklaşmak, Türkiye'nin acı gerçeği depremi nasıl anlatmak gerekiyor?

Türkiye Kahramanmaraş'taki iki depremle sarsıldı. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremler sadece 10 ilde değil, tüm Türkiye'yi derin bir yasa sürükledi. Depremin travmatik etkilerini azaltmak için bölgede psikolojik ilk yardım hizmetleri devam ediyor. Felaketin travmatik sancıları yıllarca sürecek. Yaşananlara tam olarak anlam veremeyen, yakınlarını kaybeden çocukların travma sonrası stres bozukluğunu tedavi etmek için özenli çaba gerekiyor. Zira çocukların algı ve öğrenme kapasitesi yetişkinlerden farklı... Peki, tüm Türkiye'yi sarsan felaketin psikolojik etkileri çocuklarda nasıl takip edilmeli? Çocuk Psikiyatri Uzm. Prof. Dr. Özalp Ekinci ile konuştuk. Dikkat edilmesi gerekenleri madde madde

Çocuklara depremin ne olduğu anlatılmalı

“Çocukların algılamaları ve etkilenme düzeyleri çok farklı. Tabii ki burada çocukların yaşlarına uygun açıklama yapmak lazım. Ergenlere bizlerin anladığı gibi anlatmak yerinde olur. Okul çağındaki çocuklara depremin açıklamasını yapmak doğru olacaktır çünkü çocuklar farklı şeyler anlarlar.

Yani kabaca yer kabuğunda nasıl bir değişiklik olduğu, bu değişikliğin dünyada ne kadar sık olduğu, hangi ülkelerde olduğu, ülkemizde daha önce de olduğu ve yaraların sarıldığı gibi ve depremin kabaca, basit -hayat bilgisi kitabından da bakabilir aileler- tanımının yapılması faydalı olur. Çünkü çocuklar hastalıkları da bu tip olayları da biyolojik ya da mekanik yönleriyle anlarlar.”

Acıyı çocuğun yaşına uygun şekilde anlatın

“Ailenin tabii yaşadığı bir acı varsa, o acıyı paylaşmak doğru. Ama çocuğun anlayabileceği düzeyde. Çocuktan saklamak gizlemek değil, ilk andan itibaren çocuğun anlayacağı şekilde bu açıklamayı yapmak doğrusudur. Yapmamız gereken öncelikli kalabileceğimiz kadar sakin kalmak, duygularımızı yerinde doğru tonlarla, doğru düzeylerle aşırıya kaçırmadan çocuklara ifade etmek, saklamak değil, değiştirmek değil, ifade etmek ama aşırıya kaçmadan, çocukların anlayabileceği yaşa uygun açıklamalar yapmak.”

Ailesinde kaybı olan çocuklar...

“Ailesinden birini kaybetmiş olan çocuktan bunu saklamak çok yanlıştır. O anda olabilecek en basit açıklamayla duygularımızı ifade ederek ama duygularımızı aşırı yoğun ya da travmatik değil gerçek şekilde, normal sınırlar içinde ağlayarak, üzüntümüzü, acımızı anlatarak paylaşmak ve çocuğumuza sarılarak bu süreci yaşamak dışında burada bir çözüm yok ne yazık ki. Çünkü bu süreç, acı yaşanacak. Yavaş yavaş yaralar sarılacak.

sıraladık.