Bakan Tekin: Elindeki gücü adaletle kullanan bir nesil yetiştirmek istiyoruz
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, yeni nesillerin yapay zeka ve algoritmalar tarafından şekillendirilmeye başladığını söyledi. Tekin,
Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi'nde konuşan Bakan Tekin, yapay zekanın bilginin üretiminden öğrenme süreçlerine, ölçme ve değerlendirmeden eğitim yönetimine kadar geniş bir alanı yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Zirvenin temasının "Dijital Çağda İnsan Yetiştirmek: Barış Kültürü, Değerler, Kimlik ve Gelecek" olarak belirlendiğini ifade eden Tekin, yapay zeka uygulamalarının eğitim üzerindeki etkilerinin ve geleceğin maarif anlayışının hangi değerler etrafında inşa edileceğinin ele alınacağını dile getirdi.
2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlandığını hatırlatan Tekin, ülke genelinde 1 milyon 200 binin üzerinde öğretmen ve yaklaşık 18 milyon öğrenciyle eğitim sürecinin sürdüğünü belirterek, öğretmenlere ve velilere teşekkür etti.
Teknolojinin tarih boyunca insanın tabiatla, üretimle ve bilgiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürdüğünü vurgulayan Tekin, şöyle konuştu:
"Algoritmalar önümüze çıkan haberden dinlediğimiz müziğe kadar, kurduğumuz ilişkilerden kendimiz hakkında taşıdığımız kanaate kadar, alışveriş hayatımızdan düşüncemizi yönlendirmeye kadar her alanda var. Kişiye göre şekillenen bu akışlar insanları çoğu zaman ortak bir hakikat etrafında buluşturmak yerine, her birini kendi dar dünyasına hapsediyor.
Oysa hem demokratik hayatı hem de toplumsal barışı ayakta tutan, farklı insanların aynı meseleyi serinkanlı bir biçimde istişare edebildiği, birbirlerini dinleyip anlayabildiği o ortak zemindir. Bu zemin aşındıkça bilgimizle beraber bir arada yaşama, uzlaşma ve dayanışma kabiliyetlerimizi de kaybediyoruz. Böylece teknoloji, ekonominin ve üretimin sınırlarını aşarak algımızı, hafızamızı, dilimizi, ilişkilerimizi, en sonunda kimliğimizi etkileyen büyük bir kültürel sürece dönüşüyor."
Bakan Tekin, teknoloji ve yapay zeka dönüşümüyle ortaya çıkan insan onuru ve etik meselesine dikkati çekerek, insanı koruyacak zemini hep birlikte inşa etmek zorunda olduklarının altını çizdi.
Dijital platformlar ve algoritmaların çocukların gördüğü, takip ettiği ve zaman ayırdığı içerikler üzerinde etkili olduğunu belirten Tekin, "Kendi dilini, kültürünü, eğitim anlayışını, aile ve toplumsal yapısını dijital dünyada var edemeyen topluluk, evlatlarının zihinsel ve kültürel gelişimi üzerinde söz söyleme hakkını, yönlendirme hakkını yapay zekaya ve algoritmalara bırakmış demektir. Önümüzdeki asıl mesele, teknolojinin taşıdığı bu büyük riski ve etkiyi kendi insan ve medeniyet tasavvurumuz doğrultusunda yönetebilmektedir.
Biz bu mesele karşısında çağı reddeden bir inzivayı da ona teslim olan bir edilgenliği de tercih etmemeliyiz. Çağın en ileri teknolojilerini cesaretle kucaklamalıyız. Fakat onların, evladımızın ruhunu yazan kalem haline gelmesine rıza göstermemeliyiz. Bilmeliyiz ki bir milletin asıl kudreti, sahip olduğu teknolojik imkanları elinde tutan nesillerin gönüllerindeki pusulada gizlidir." diye konuştu.
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğretim programlarının bu anlayışla yenilendiğini, çocukların dünyayla bağını koparmadan kendi kimlikleriyle ilişki kurabilecekleri bir eğitim zemini oluşturmaya çalıştıklarını kaydetti.
Dijital dünyada çocukların mahremiyetinin korunmasının önemine işaret eden Tekin, "Çocuklarımızın çevrim içi ortamda bıraktığı her iz ilgilerine, kabiliyetlerine, alışkanlıklarına ve hayatlarına dair bize emanet edilmiş mahrem birer bilgidir. Bu emaneti başka ellerin tasarrufuna bırakmak, evlatlarımızı farkında olmadan kendi hayatının öznesi olmaktan çıkarıp işlenen bir veriye dönüştürmek demektir. Mahremiyetten kültürel aidiyete kadar bütün tercihlerimizin ardında aynı insan tasavvuru var. Biz, çağın imkanlarına hakim olan, bilgisini vicdanıyla, gücünü merhametiyle, kabiliyetini sorumluluk duygusuyla dengeleyen bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Köküne bağlı kaldığı kadar başkasının hakkına saygı duyan, farklılıklarla birlikte yaşamayı bilen, elindeki gücü adaletle kullanan bir insan, kısacası iyi insan..." ifadelerini kullandı.
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde ve attıkları her adımda bu gayeyi gözetmeye çalıştıklarını, teknolojiyi yönetecek ve onu doğru istikamete sevk edecek insanı da yetiştirmek istediklerini vurguladı.
Eğitim teknolojileri alanında Türkiye'nin önemli bir kapasite oluşturduğunun altını çizen Tekin, okullardaki dijital altyapı yatırımlarına değindi.
"Uluslararası araştırmalar da eğitim sistemimizde yıllar içinde sağlanan bu ilerlemeyi açıkça ortaya koyuyor"
Eğitim teknolojilerinin yanında fiziki kapasitenin ve insan kaynağının da önemli olduğuna dikkati çeken Tekin, Türkiye'nin son 22 yılda devrim niteliğinde yapılan işlerle şu anda derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi referanslar açısından uluslararası göstergelerin üzerine çıktığını aktardı.
Türkiye'nin eğitim teknolojileri alanında kurduğu güçlü kapasitenin kendi sınırlarının ötesine uzanan bir birikime dönüştüğünü dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"OECD ülkeleri arasında okullarına teknolojik altyapı sağlama bakımından en üst sıralarda yer almamız, yıllar boyunca attığımız adımların ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Uluslararası araştırmalar da eğitim sistemimizde yıllar içinde sağlanan bu ilerlemeyi açıkça ortaya koyuyor. PISA 2022'de OECD genelinde matematik ve fen puanları gerilerken, Türkiye fen bilimlerindeki puanını artırdı, matematikteki seviyesini korudu.
TIMSS 2023'te 4. sınıf matematik alanında puanını en fazla yükselten ülke Türkiye oldu. 4. sınıf fen bilimlerinde bütün ülkeler arasında dördüncü, OECD ülkeleri arasında ise ikinci sıraya geldik. 8. sınıf düzeyinde de matematik ve fen bilimlerinde puanını en fazla artıran ülkelerden bir tanesi olduk."
Tekin, Türkiye'nin eğitim teknolojileri alanındaki tecrübesini farklı ülkelerle paylaştığına, dijital dönüşümün ülkelerin birlikte değerlendirmesi gereken konuları beraberinde getirdiğine işaret etti.
Zirvede 20'ye yakın ülkeden eğitim bakanlıklarının aynı masa etrafında buluşmasını da önemli gördüğünü ifade eden Tekin, "Zira dijital dönüşüm bütün ülkelerin birlikte düşünmesi gereken meseleleri de beraberinde getiriyor. Çocuklarımızın mahremiyetinin korunması, teknolojik imkanlara adil erişim, kültürel çeşitliliklerin yaşatılması ve yapay zekanın insan onurunu gözeten bir zeminde geliştirilmesi bütün insanlığın ortak mesuliyet alanıdır." dedi.