☰
✕

101 yıllık bağımsızlık destanı: Büyük Taarruz

TAKİP ET

Türk ordusu "bitti" demeden bitmeyecekti... "Ya istiklal, ya ölüm" denilerek çıkılan yolda, Yunan ordusu büyük bir hezimete uğratıldı. 101 yıl önce bugün kazanılan zaferle bir millet küllerinden yeniden doğdu, Anadolu'nun işgal edilemeyeceği tüm dünyaya gösterildi.

“30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Besbellidir ki yeni Türk devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı...”

Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk bu sözlerle anlatmıştı Büyük Taarruz’u.
Bundan tam 101 yıl önce kazanılan bu zafer, Türk milletinin kaderini değiştirdi.

Türk ordusu “bitti” demeden bitmeyecekti ve tarihe dünyanın en büyük kahramanlık destanlarından biri olarak geçecekti...

Yıl 1919. Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri Anadolu’yu işgal ediyordu. İstanbul, Adana, Urfa, Maraş, Samsun... Düşman devletlerinin orduları birçok şehre yerleşmişti.

1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından sonra işgal güçleri baskıcı politikalarını yoğunlaştırdı. Türk milleti tüm bu baskılara karşı yeniden ayağa kalkmak için adım adım ilerledi.

Bir yıl sonra büyük bir zafer kazanıldı. Sakarya'da 22 gün 22 gece süren savaşta, Türk ulusu kanla, ateşle, süngüyle zafere doğru yürüdü. İki tarafın da çok ağır kayıplar verdiği Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biriydi. Tarihin en kanlı savaşlarından olan muharebede binlerce asker şehit oldu.

Kazanılan bu zaferden sonra, Türk milletinin orduya güveni ve geleceğe ümidi arttı. Yunan ordusu, çok kayıp verdiği için savaş gücü azaldı. Aynı zamanda, İtilaf Devletleri’nin Yunanlılara güveni azaldı.

Sakarya’daki kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak için hazırlıklar başladı. Ancak Sakarya’dan çekilen Yunan ordusu Türk ordusunun 2 katıydı…Bunun için ordunun önce taarruza hazırlanması gerekiyordu. Türk milleti varını yoğunu feda ederek taarruz hazırlıklarına devam etti. 

Birlik intikalleri tamamen gece yapıldı, örtülü yerlerde dinlenildi, hiçbir yerde yürüyüş izi bırakılmadı.

Ankara hükümetinin taarruz konusunda kararsızlık içinde olduğu söylentileri yayıldı. Anadolu’da isyan ve karışıklık var haberleri çıkarıldı. Anadolu’nun dış dünya ile muhabere ve ulaştırma irtibatı kesildi.

Basına 20 Ağustos 1922’de Çankaya Köşkü’nde bir çay ziyafeti verileceğinin haberi yansıdı. Herkes Mustafa Kemal Paşa’nın çay partisi vermesini beklerken o çoktan Büyük Taarruz’u başlatmak için Ankara’dan ayrılmıştı. 20’sinden önce de bu çay partisi iptal edilmişti

Ve o büyük gün geldi… Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, gizli bir hazırlığın ardından 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz'u başlattı.Yunan ordusu büyük hezimete uğradı. Sağ kalan düşman askerlerinin bir kısmı teslim oldu, diğerleri ise İzmir yönüne doğru kaçmaya başladı.

Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Büyük Taarruz’un son safhası tarihe “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak geçti.

Yunan ordusu büyük bir hezimet yaşadı ve uzun süre toparlanamayacak şekilde imha edildi. Büyük zafer, Türk topraklarının işgal kuvvetlerinden tamamen temizlenmesini sağladı. “Anadolu işgal edilemez” düşüncesi doğrulandı.

Türk milletinin esir edilemez bir millet olduğu yeniden ispatlandı. Türk’ün büyük devlet adamları ve komutanlar yetiştiren “asker millet” olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.