ABD’de yayımlanan milyonlarca sayfalık jeffrey epstein belgeleri, Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit hakkında yeni iddiaları gündeme getirdi. Belgelerde prensesin adının çok sayıda kez geçmesi, Avrupa basınında monarşi ve kamuoyuna açıklık başlıklarını yeniden tartışmaya açtı.
Dosyalarda Dikkat Çeken İddialar
Yeni belgelerde, Mette-Marit’in Epstein ile geçmişte bilinenin ötesinde temaslarının bulunduğu ileri sürülüyor. Dosyalarda yüzlerce e-posta yazışması, sosyal görüşmeler ve Epstein’ın ABD’deki ikametinde gerçekleştiği belirtilen ziyaretlere dair kayıtlar yer alıyor. Bazı belgelerde ise kişisel içerikli iddialar bulunduğu öne sürülüyor.
Suç Isnadi Yok, Tartışma Büyük
Dış basında yer alan analizlerde, söz konusu kayıtların doğrudan bir suç isnadı veya yargı delili niteliği taşımadığı özellikle vurgulanıyor. Ancak prensesin adının dosyalarda bu denli sık geçmesinin, Norveç monarşisi açısından itibar ve şeffaflık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı belirtiliyor.
2019’daki Açıklamalar Yeniden Hatırlandı
Mette-Marit, 2019 yılında yaptığı açıklamada Epstein ile geçmişte sosyal temasları bulunduğunu kabul etmiş, suç geçmişini bilseydi bu ilişkiyi sürdürmeyeceğini ifade ederek pişmanlık dile getirmişti. Norveç Kraliyet Sarayı da o dönemde görüşmelerin sınırlı ve sosyal çevre kaynaklı olduğunu açıklamıştı.
Kamuoyunda Şeffaflık Beklentisi
Norveç ve Avrupa medyasında yapılan yorumlarda, yeni belgelerin monarşi kurumuna yönelik denetim ve kamuoyuna açıklık beklentisini güçlendirdiği ifade ediliyor. Uzmanlar, Epstein dosyalarının yalnızca bireyleri değil, küresel ölçekte elit çevrelerin ilişkilerini de yeniden tartışmaya açtığına dikkat çekiyor.



















