Suriye’de 15 yıllık iç savaşın ardından dengelerin yeniden değişmesi üzerine Anahtar Parti Genel Merkezi’nden stratejik bir açıklama geldi.
Şam yönetiminin merkezi otoriteyi sağlama adına terör örgütü PKK/SDG yapılanmasına karşı başlattığı operasyonları ve 18 Ocak’ta imzalanan 14 maddelik entegrasyon anlaşmasını değerlendiren parti, sürecin Türkiye’nin bekası açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti.
"Dil tavizi bölünmeyi tetikleyebilir"
Açıklamada, Suriye’nin geçici Devlet Başkanı Şara tarafından onaylanan ve Kürtçe’nin ulusal dil ile eğitim dili olarak kabul edilmesini içeren düzenlemelere şerh düşüldü. Bu tür hakların uzun vadede ayrılıkçı talepleri yeniden gündeme getirebileceği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Suriye’de ikinci bir ulusal dil ve eğitim dilinin kabul edilmesinin, orta veya uzun vadede yeniden ayrışmayı tetikleyeceği; bölünmeye ilişkin taleplerin yeniden gündeme getirilmesine sebep olacağı açıktır. Terör örgütünün muhatap alınması politikasına tümden karşı olmamıza rağmen, Suriye hükümetinin merkezi otoriteyi sağlamak adına, devletin henüz oturmamış kırılgan yapısı sebebiyle bu yolu izlemek zorunda kaldığını düşünmekteyiz."
Türkmenlerin rolü ve DEM Parti’ye tepki
Suriye’nin birliği adına bölgedeki Türkmenlerin sunduğu katkının altını çizen Anahtar Parti, Türkiye içindeki siyasi söylemlere de tepki gösterdi. Suriye’deki operasyonlardan rahatsızlık duyan DEM Parti’nin süreci sabote etmeye çalıştığı savunulan açıklamada; "Sulh ile nihayete erme ihtimali olan bu süreci, provokasyonlar ve sabote edici söylemler ile toplu bir direnişe çevirmek istedikleri açıkça görülmektedir" denildi.
Anahtar Parti, sınır komşusundaki dirliğin Türkiye için hayati olduğunu vurgulayarak, devletin Suriye politikasını hassasiyetle takip etmeye devam edeceğini kamuoyuna ilan etti.


















